KARA PARA AKLAMA (MONEY LAUNDERING) VE YÖNTEMLERİ (III)….
16 Nisan 2020

İlk iki bölümde kara para aklamanın ne demek olduğunu ve de nasıl ve hangi yöntemlerle gerçekleştirildiğini kısaca anlattık. Son olarak, tüm ülke maliyelerinin baş belası ve en önemli sorunu olan bu Kara Para Aklama Suçu’nu hukuki açıdan ele alalım ki bilgilerimiz tam olsun bu konuda.

 

 

AKLAMA SUÇU

 

Aklama sürecini kavramak için konu “Öncül Suç” ve “Suç Geliri” kavramlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Genel olarak Aklamadan bahsedebilmek için,

•        Bir suç işlenmiş (Öncül suç),

•          Bu suç sonucunda herhangi bir ekonomik değer elde edilmiş (Suç geliri),

•          Bu ekonomik değerleri yasadışı nitelikten çıkarıp bunlara yasal görünüm kazandırmaya yönelik fiillerin işlenmiş olması gerekiyor.

 

Bu arada sırası gelişken  Aklama ile ilgili temel kavramları da açıklayalım.

 

 

Öncül suç

Öncül suç, suç gelirinin elde edilmesini mümkün kılan suçtur. Hukuki olarak “suç gelirine” kaynak teşkil eden bu suçlar, benimsenen yaklaşıma göre ülke mevzuatlarında farklı şekillerde belirlenmişlerdir. Öncül suç belirlemede kullanılan yaklaşımlar şu şekilde belirtilebiliriz;

  • Tüm ağır suçların öncül suç olarak kabulü,
  • Tüm suçların veya belirli kategorideki ağır suçların veya belirli hapis cezası sınırını aşan suçların öncül suç olarak kabulü,
  • Öncül suçların sayma suretiyle belirlenmesi,
  • Karma yaklaşım..

 

Ülkemizde 4208 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde öncül suçlar sayma yöntemi ile belirlenmişken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun aklama suçunun düzenlendiği 282. maddesinde “alt sınırı altı ay ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar” şeklinde eşik yaklaşım benimsenmiştir.

 

Suç Geliri

Suç geliri, yasaların suç saydığı fiillerden elde edilen her türlü ekonomik menfaat ve değer olarak ifade edilebilir. Sözlük anlamıyla “yasa dışı yollardan sağlanan kazanç” olarak tanımlanan suç geliri, kirli para gibi terimlerle de anılmaktadır. Uluslararası literatürde ise bu kapsamda “suç geliri” (proceeds of crime), “kirli para” (dirty money), “karapara” (black money) veya “suç parası” (criminal fund) terimlerini kullanılmaktayız.

Suç geliri ekonomik, sosyal ve hukuki olmak üzere farklı açılardan tanımlanabilir. Aklama suçuna konu olabilecek suç geliri doğal olarak hukuki olarak tanımlanan suç geliridir ki, bu da ülke mevzuatlarında öncül suç olarak belirlenmiş fiillerden elde edilen her türlü değerdir.

Ülkemizde 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun’da tanımlanan “karapara”, söz konusu Kanunun 2/a maddesinde sayılan Kanunlardaki fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen bütün ekonomik değerleri ifade etmekteydi. 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunda karapara kavramı yerine “Suç geliri” kavramı kullanılmış ve aynı kanunda suç geliri, TCK’nın 282 nci maddesine paralel şekilde “suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri” olarak tanımlanmıştır.

 

 

Aklama suçu

Aklama suçu, genel olarak öncül suçlardan elde edilen gelirlerin, yasa dışı kaynağını gizlemek ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan elde edilmiş gibi göstermek amacıyla yapılan her türlü işlem olarak tanımlanabilir.

Aklama suçu hukuk sistemimizde ilk olarak yukarıda bahsettiğimiz 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Kanunun 2/b maddesinde “Karapara aklama suçu” adıyla tanımlanmıştır. Daha sonra 1 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” başlıklı 282’nci maddesinde yeniden düzenlemiştir.

Aklama ile mücadele kapsamında hazırlanan uluslararası sözleşmelerde aklama fiilleri ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Örneğin Türkiye’nin de taraf olduğu Sınıraşan Organize Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Suç Haline Getirilmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde;

 

  • Suç geliri olduğu bilinen malvarlığının yasadışı kaynağını gizlemek veya olduğundan değişik göstermek veya öncül suçun işlenmesine karışmış olan herhangi bir kişiye işlediği suçun yasal sonuçlarından kaçınmasına yardım etmek amacıyla dönüştürülmesi veya devredilmesi;

 

  • Bir malvarlığının suç geliri olduğunu bilerek; gerçek niteliğinin, kaynağının, yerinin, kullanımının, hareketlerinin veya mülkiyetinin veya malvarlığına ilişkin hakların gizlenmesi veya olduğundan değişik gösterilmesi,

 

  • Devletlerin kendi hukuk sisteminin temel kavramlarına tabi olarak, tesellüm anında bu tür bir malın suç geliri olduğunu bilerek; edinilmesi, bulundurulması veya kullanılması, bu maddede belirtilen suçlardan herhangi birini işlemeye veya teşebbüse örgütlü olarak veya suç işleme konusunda anlaşarak yardım, yataklık, kolaylaştırmak ve yol göstermek suretiyle katılınması Aklama Fiilleri olarak belirtilmiştir

 

Son olarak, belki ilginizi çeker düşüncesiyle konumuzla ilgili bir haberi sizinle paylaşalım.

 

ING’ye 775 milyon Avroluk “Kara Para Aklama İhmali” cezası…

 

Hollanda merkezli, 50'den fazla ülkede faaliyet gösteren, Benelux pazarında birinci sırada (Benelüks, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'un coğrafî olarak birlikteliğini anlatan, politik ve resmi bir iş birliği temeline oturan birliktir. "Benelüks" adı da, bu üç ülkenin kendi dillerindeki adlarının ilk hecelerinin birleştirilmesiyle oluşur), dünyadaki en büyük 20 finans grubu arasında 13. sırada ve de marka bilinirliğinde 85. sırada olan Finans ve Bankacılık kuruluşu ING (Internationale Nederlanden Groep), Hollanda Kamu Savcılığı Servisi ile Kara Para Aklama ve Yolsuzluk uygulamalarının önlenmesine ilişkin çeşitli gereklilikleri içeren uzlaşma anlaşması kapsamında 775 milyon avro ceza ödemeyi kabul etti.

ING’den yapılan açıklamada, Hollanda'daki Kamu Savcılığı Servisi (DPPS) ile daha önce açığa çıkan kara para aklama ve yolsuzluk uygulamalarının önlenmesine ilişkin çeşitli gereklilikleri içeren bir anlaşmaya varıldığı bildirildi.

Açıklamada, anlaşmanın şartları gereği bankanın 675 milyon avrosu ceza ve 100 milyon avrosu da geri ödeme olmak üzere toplamda 775 milyon avro ceza ödemeyi kabul ettiği aktarıldı.

Bankanın, ING Hollanda'da incelenen dönemde (2010-2016) finansal ekonomik suçları önlemek için müşteri durum tespit politikalarının uygulanmasında ciddi eksiklikler olduğunu kabul ettiği aktarılan açıklamada, bu eksikliklerin, müşterilerin ING Hollanda'nın hesaplarını kötüye kullanmalarını sağlamasından dolayı büyük üzüntü duyduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca ING'nin DPPS'nin ilgili soruşturmasıyla tam işbirliği yaptığı belirtilerek, "Aynı zamanda, sonuçların Hollanda Merkez Bankası (DNB) ile paylaşıldığı bir iç soruşturma da gerçekleştirdi" denildi. 

KP9
KP10
KP11
KP12
  • YORUMLAR (0)
  • YORUM YAP
    • İlk yorumu sen yap.
  • Ad Soyad E-mail Adres Yorum