KARA PARA AKLAMA (MONEY LAUNDERING) VE YÖNTEMLERİ….
16 Nisan 2020

 

Kara Para Aklama Süreci

Yine bize sıkça sorulan konulardan bir tanesiyle karşınızdayız. İlginç bir konu ve de başlık.. Ama ne yapalım ki merak edeni bir hayli fazla. Hani şaka bir yana, takipçilerimizin önemli bir bölümünü çeşitli yasadışı yollardan (!) para kazanan iş adamları mı oluşturuyor diye sormaktan ala koyamıyoruz kendimizi. Yok yok öyle değil elbette, bu bahsedeceğimiz konu, sadece ekonomistlerin değil, hemen herkes tarafından merak edilen, üzerinde düşünülen, ekonomi biliminin önemli dallarından biri. Madem ekonomi hepimizi ilgilendiren, kenarı kıyısından tuttuğumuz bir bilim dalı gelin birlikte bu “hassas” konuya bir göz atalım.

 

Öncelikle kara para aklama nedir buna bir değinelim. Bu olay,Yasadışı faaliyetlerle elde edilen kazancın, yasal yollarla kazanılmış gibi sisteme sokulmasıdır. Kara para aklama kabaca devletin bu parayı nereden buldun sorusuna cevap hazırlamaktır. Elbette bunun birçok yöntemi var. Bunların bir kaçı; şirinler yöntemi, parçalama yöntemi, vergi cennetleri (off-shore), göstermelik şirketler, hayali ihracat, elektronik para vb. bu liste böyle uzar gider. Kullanılacak yöntemler de doğal olarak, o ülkedeki rejimin para politikasının sıkı veya gevşek olmasına bağlı olarak ülkeden ülkeye değişir. Özetleyecek olursak, elde edilen kara paralar çeşitli aşamalardan geçirilerek bir takım yol ve yöntemlerle piyasaya enjekte edilmekte. Bu aşama ve yöntemleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

 

Ama bir dakika, bu aşama/yöntemlere geçmeden önce toplumumuzun/iş dünyamızın çok büyük ve de son derece önemli bir bölümünü oluşturan, bir anlamda gerek devlete, gerekse çalışanlarına karşı son derece doğru, dürüst ve de şeffaf çalışan sanayicilerimizi, iş insanlarımızı bundan tenzih ettiğimizi belirtelim. Gerçekten de IMF’in (International Monetary Fund - Uluslararası Para Fonu)’nun üye ülke ekonomilerinin baş belası haline gelen bu hastalıkla (!) mücadele etmekle görevlendirdiği özel araştırma bölümünün yaptığı ekonomik araştırmalar ve analizler ışığında, her üç yıllık periyodlarda yayınladığı “kara para aklamanın en çok rastlandığı ülkeler” sıralamasında Türkiye’nin yer almıyor oluşu, bir anlamda gerçekten gururumuzu okşayan bir başarıdır.

 

Devam edelim.  Anti Money Laundering - AML deyimi, kara para aklamanın önlenmesi anlamına gelir. Kara para aklamayı önleme (AML), yasadışı uyuşturucu satışı gibi yasadışı faaliyetlerden kaynaklanan paranın “temizlenmesini” önleyen bir dizi prosedür, düzenleme ve yasaları ifade eder. Örneğin ortak bir düzenleme KYC (Know Your Customer – Müşterini Tanı) politikalarıdır. KYC politikalarında, müşteri para yatırırken doğru tanımlanmasını sağlamak ve bankacılık ve finansal davranışlarını izlemek gibi önlemler vardır. Elbette her ülkenin farklı AML politikaları bulunuyor. Prosedürleri ve politikaları yerine getirmenin yükümlülüğü suçlulara ya da hükümete değil, kurumlara aittir. Türkiye’de bunları takip eden kurum, 17 Şubat 1987 tarihinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bu amaçla kurulmuş Mali Suçları Araştırma Kurumu, kısaca MASAK’tır. Bu kurumun başkanı şu anda kim diye bir soru aklınıza takıldıysa hemen cevaplayalım. Bu görevde 2016’dan bu yana bulunan Orman Dereli, Ağustos 2019 tarihinde görevinden alınmış ve Dereli'nin yerine Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürü Hayrettin Kurt getirilmiştir.

 

Her ne kadar prosedürler ve düzenlemeler de yapılsa, büyüyen dijital dünyada kullanıcı kimliğini doğrulamak gittikçe zorlaşıyor olması yadsınamaz bir gerçek. Bu da kara para aklamaları kolaylaştırıyor. MASAK, SPK ve BDDK gibi kurumlar kendi denetlediği ve lisansladığı kurumlarda AML kurallarını işletmelerini ve Kara Para Aklamaya ve Terörü Finanse etmeye yönelik işlemleri önlemelerini şart koşmaktadır.

 

 

Kara Para Aklamanın Aşamaları

 

Kara para öyle istenildiği zaman istenildiği gibi rahatça harcanamaz ve bu nedenle aklama işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Kara para yerleştirme, ayrıştırma ve bütünleştirme olmak üzere üç aşamada aklanır. Bu aşamalar gerçekleştirilerek finansal sisteme aktarılır ve çeşitli işlemlere tabi tutularak kullanılabilir duruma getirilir.

 

  • Yerleştirme Aşaması (Placement)

 

Bu aşamada temel amaç nakit olan suç gelirini elden çıkarıp nakit formundan kurtarmaktır. Çünkü nakitten ziyade kredi kartı ve çek gibi nakit olmayan ödeme araçları kullanıldığından büyük miktarlardaki nakit paraların kullanımı dikkat çekecektir ve bu da aklayıcıyı büyük bir riskle karşı karşıya bırakacaktır. Kara para aklayıcısı parayı nakit formundan kurtarmak için büyük bir ihtimalle ya finansal sisteme sokacaktır ya da yurtdışına çıkaracaktır. Bunların nakit formundan çıkarılmasında en az risk finansal kuruluşlar aracılığı ile olacağından bu kara paranın güvenli bir şekilde finansal sisteme sokulması teknolojinin de yardımı ile kısa sürede birçok işleme tabi tutmaya olanak verecektir ve riski büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Yerleştirme aşaması kara para aklama suçu ile mücadele eden otoriteler için en avantajlı aşama olurken, kara para aklayıcıları açısından bakıldığındaysa en zor aşamadır. Nakit kullanımının az olduğu diğer bir ifadeyle, tüm işlemlerin kayıt altına alındığı ülkelerde nakit hareketleri yapmak oldukça zordur ve dolayısıyla aklayıcıların da işi zordur. Paranın finansal kuruluşlara yatırılması aklayıcılar için en önemli aşamadır. Şöyle ki, aklayıcı elde etmiş olduğu suç gelirlerini herhangi bir varlığı satın almak suretiyle piyasaya enjekte etmek istediğinde, bu durum kara para ile mücadele eden otoritelerin dikkatini çekecektir ve derhal gereği yapılacaktır. Bu yüzden aklayıcılar kendileri açısından daha sağlıklı ve sağlam olan finansal kuruluşları aracı olarak kullanmayı tercih edeceklerdir. Tabi burada belirtilmesi gereken bir diğer husus finans kuruluşları yerleştirme aşamasında söz konusu olduğunda ilgili finans kuruluşunun gişesine gidilerek paranın bizzat yatırılması gerekirken, finans kuruluşları tercih edilmediğinde lüks evler, arabalar veya mücevherler alınarak bu aşama gerçekleştirilir.

Diğer taraftan nakit formunda olan büyük meblağlar genellikle fiziki olarak ülke sınırları dışına çıkarılır. Aklama için hedef ülkeler genelde nakit işlemlerin çok yoğun olduğu, çek ve kredi kartı gibi argümanların kullanımının ise nispeten az olduğu, kayıt dışının yoğun olduğu, denetim sisteminin oturmadığı ülkelerdir. Yerleştirme aşamasında kara para eğer nakit formunda değilse bu aşamaya zaten gerek yoktur. Direk ikinci aşama olan ayrıştırma aşamasına geçilir.

 

 

  • Ayrıştırma Aşaması (Layering)

 

Bu aşamada temel amaç iz sürmeyi elden geldiği kadar zorlaştırmaktır. Kara para fiziksel ve nedensel olarak esas kaynağından mümkün olduğu kadar çok uzaklaştırılır, izinin sürülmesi ve kaynağının tespit edilmesi de neredeyse imkânsız hale getirilir. Paranın kaynağının illegal olduğunun tespit edilememesi için para birçok işleme tabi tutulmakta ve denetim mekanizması büyük ölçüde aşılmaktadır.

 

Globalleşmenin etkisiyle para sınırı aşarak ülkeden ülkeye hızlı bir şekilde yolculuk etmekte ve kara para ile mücadele eden otoritelerin işini oldukça zorlaştırmaktadır. Bu aşamada yetkililerin iz sürmesi neredeyse olanaksız hale gelmektedir. Bu aşama aklayıcılar açısından kolay bir aşamadır. Çünkü teknoloji sayesinde kısa sürede birçok işleme tabi tutulan kara para, kaynağından uzaklaştırılarak iz sürülemez hale getirilir. Kara para ile mücadele eden otoriteler açısından ise oldukça zor bir aşamadır.

 

  • Bütünleştirme Aşaması (Integration)

 

Yerleştirme ve ayrıştırma aşamaları başarıyla tamamlanmışsa artık bütünleştirme aşamasına geçilir. Kara para aklayıcısı ayrıştırmış olduğu paraları bütünleştirme aşamasında bir araya getirerek artık kara paraya normal para görüntüsü verir ve istediği gibi kullanmaya başlar. Bu aşamada paranın kara para olduğunun yetkililer tarafından tespiti imkânsız denecek kadar zordur. Zira kara para tamamen yasal görünüme kavuşmuştur. Ayrıştırma aşamasında o kadar çok işlem yapılmıştır ki mevcut sistem içerisinde paranın ilk kaynağına ulaşmak artık neredeyse olanaksızdır. Ayrıştırma aşamasında hesapların gizliliği kullanılarak ve parçalara bölerek nakit formundaki paranın şekli değiştirilir. Bütünleştirme aşamasında ise yasal bir kaynak açıklaması sağlanır. Paranın sahibi menkul, gayrimenkul, tahvil, bono vb. varlıklar alarak kara paraya tamamen yasal bir boyut kazandırır. Servetinin kaynağı sorulduğunda ise yapmış olduğu yatırımları kaynak olarak rahatlıkla söyleyebilecektir.

 

(Devam edecek)

KP1
KP2
KP3
KP4
  • YORUMLAR (0)
  • YORUM YAP
    • İlk yorumu sen yap.
  • Ad Soyad E-mail Adres Yorum